Köyde kahraman merkezde yardımcı diye aşagılanmak

Hangi meslekte atandığı köyde bir başına kahraman olması beklenirken merkezde “Yardımcı” diye aşağılanmak diye bir şey var?

Köyde kahraman merkezde yardımcı diye aşagılanmak

Son internethaber köşe yazarı Yüsra D. BÜYÜKCEBECİ köşe yazısında ebeler haftası nedeniyle gündem yaratacak bir yazıya imza attı:

Gebelik kutsal, annelik kutsal iken bu zorlu yolculukta final çizgisine beraberce yürüyen ebeler ve ebelik mesleği kim bilir ne kadar kutsaldır…

Çocukluk hatta bebeklik dönemlerine şahit olduğumuz kişilerin büyüdüğünü gördüğümüzde kullandığımız bir tabirdir “Elimize doğdu kerata, ne kadar da büyümüş.” diye.

İşte o cümlenin mecazi değil de gerçek anlamıyla hakkını vererek kullanan tek gerçek kahramandır Ebe.

Mecazen değil, kanlı canlı ellerinize doğar yeni bir hayat. İlk nefesini sizin ellerinizde alır. Hayata ilk isyanı belki de ilk karşı çıkışıdır göbek bağı kesilirken attığı çığlıklar.

Aylarca gelmesi beklenen en tatlı misafirin karşılanmasıdır bir anlamda Ebelik. Üç önemli sacayağı vardır bu mesleğin.

Anne, bebek ve ebe. Neler neler yaşar bu üçlü bir bilseniz. Çoğuna göre çok basit bir şeydir doğum. Hem annelerimiz ninelerimiz doğurmamışlar mı çoğumuzu tarlalarda. Hastane mi varmış o zamanlarda doktor mu ebe mi (?) Nazlanıyor besbelli günümüz gebeleri (!)

Haşa beyler atmayınız iftira. Çekilen doğum sancısının şiddetinin bilmem kaçta birini çekerken böbrek taşı sancısında kıvranmalarınızı hatırlayın iki büklüm hallerinizde...

Henüz çocukken rahmetli babam bazı günlerde öylesine acı çekerdi ki böbreğindeki taş yüzünden, içim parçalanırdı. Görmesin, üzülmesin diye gizli gizli ağlardım. Bilemezdim aynı acıyı tatmadan 6 çocuk doğurmuş annemin o acının kat be kat fazlasını çektiğini hem de gıkı bile çıkmadan.

Ta ki gün gelip annemi gerçekten ilk defa anladığım ve doğan bebeğimin de cinsiyetinin kız olması sebebiyle bir gün aynı acıyı yaşayacağını düşünerek üzüldüğüm o güne kadar. Nasıl dayanmıştı dedim içimden nasıl katlandı onca acıya?

Gözünde acıyla, ızdırapla, bilinmezliklerle gelir doğum için her gebe. Bakışındaki çaresizliğin yanında umut vardır size bakan gözlerinde. Kimine göre çektiği acıyla inlemek bile ayıptır başkalarının yanında. İçin için inler de sesi çıkmaz.

Ne gariptir ki hastaneye gelen herkes ağrısı acısı dinsin isterken mevzu bahis doğumu yaklaşan bir gebeyse, ümitle beklenir çekilecek o çile(!).

Her zaman acıları dindirmek için yapılan iğneler, serumlar bu defa ağrısı gelsin sancısı artsın ki süreç normal işlesin diye yapılır bu ne yaman çelişki Ya Rabbi... (?)

Çelişki falan yok ortada. Boşuna mı cennet annelerin ayakları altına serilmiş? Boşuna mı bir kadın hamileliğinden başlayıp bebeği sütten kesilene kadar aldığı sevap Allah yolunda tutulan nöbetle bir tutulmuş? Boşuna mı doğum anında ölen anne şehit sayılmış?

Elbette ki boş değil bunlar güzel dinimizin biz kadınlara verdiği değerin sadece birkaç tanesi.

Gebelik kutsal, annelik kutsal iken bu zorlu yolculukta final çizgisine beraberce yürüyen ebeler ve ebelik mesleği kim bilir ne kadar kutsaldır…

Her meslek zordur. Her meslek kutsaldır. Ama bana söyler misiniz; hangi meslekte daha 18´ ine bile girmeden atandığı ve okulu, suyu bırakın gidecek yolu olmayan ama illa ki hizmet için (!) bir sağlık evi kondurulan köylerde muhtarın zoraki ikinci eşi olmak diye bir şey var?

Hangi meslekte başka gebelere deva olmak için gittiği köyde doğum yapmak zorunda kalıp, kanaması durmayınca yol şartlarından dolayı hastaneye ulaşamadığı için yolda şehit olmak diye bir şey var?

Hangi meslekte atandığı köyde bir başına kahraman olması beklenirken merkezde “Yardımcı” diye aşağılanmak diye bir şey var?

Hangi meslekte işlerine gelince bulunduğu hastanenin her köşesinde çalıştırılıp işlerine gelmeyince “Sen ebesin doğumdan anlarsın başka bir yerde değerlendiremeyiz.” diye bir şey var?

Var da varrr…

Öyle ya da böyle, belki de sahip olduğum en anlamlı altın bileziğim olduğu için, bence dünyanın en kutsal mesleğidir Ebelik!

Zamanında ilerlemenin önünde bir engel olarak görüldüğü için değiştirmek zorunda kaldığım ünvanıma inat her zaman ilk göz ağrımdır...

Doğumuna vesile olduğum yüzlerce bebeğin ağlamasında unuttuğum yorgunluklar, bebeğine kavuşan annenin gözlerinde yakaladığım minnet duygusu ve o ilk emzirme anına ortak olmakla aldığım sevaplardır benim için Ebelik!

Vesselam…

Kaynak:http://www.soninternethaber.com/kose-yazilari/aylarca-gelmesi-beklenen-en-tatli-misafirin-karsilanmasidir-ebelik-1049.html

Anahtar Kelimeler:
EbePersonelsaglikHemşire
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
:) 2 ay önce

ne güzelde anlatılmış mesleğimizin değeri:)))